Nusret Nurdan Eren
1931 yılında İstanbul Kısıklı’da doğan Yüksek Mimar Nusret Nurdan Eren, 1959’da İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu. 1980’li yıllara kadar mimarlık alanında çalıştıktan sonra fotoğrafa olan ilgisini profesyonel bir yönelime dönüştürdü.
Fotoğrafla ilk olarak 1946–1947 yıllarında Denizli Lisesi’nde yatılı öğrenciyken, bir fotoğrafçıya karanlık oda asistanlığı yaparak tanıştı. 1949’da Haydarpaşa Lisesi’nde öğrenciyken sınıf fotoğraflarını çekip baskılarını kendisi yaparak profesyonel üretim sürecine erken yaşta hâkim oldu. Fotoğrafçılığa bir süre ara verdikten sonra 1960’lı yılların sonlarında, Mimarlık Fakültesi’nde tanıştığı ve uzun yıllar sürecek bir dostluk geliştirdiği Sabit Kalfagil ile mimarlık fotoğrafçısı Reha Günay’ın çekim gezilerine katılarak yeniden profesyonel çekimlere başladı. 1980’lerden itibaren tümüyle fotoğrafa yöneldi.
Eren’in kompozisyonlarında yalınlık, yaratıcı ışık kullanımı ve biçimsel sadelik öne çıkar. Özellikle yabani mantarlar, ormanlar, kayaçlar, mevsim değişimleri ve göçmen kuşlar, doğayı ritim ve denge arayışı içinde yorumladığı başlıca konular arasında yer alır. Fotoğraf pratiği, mimarlık formasyonunu doğa gözlemiyle birleştiren çarpıcı bir yalınlığa dayanır. Renk kullanımında ustalaşan Eren’in siyah-beyaz çalışmaları yok denecek kadar azdır.
Sanatçı, 1980’de Tansu Gürpınar’la birlikte çektiği “Anıtkabir” belgeseliyle tanınır. Bu çalışmada ilk kez balıkgözü objektif kullanan Eren, çift projeksiyonlu, özel ses kaydıyla senkronize erimeli geçişlere sahip bir gösterim tasarladı ve bu yenilikçi sunumu 1981’de Atatürk Kültür Merkezi’nin büyük salonunda sergiledi. Belgesel daha sonra TBMM’de, Photokina Uluslararası Fotoğraf ve Video Fuarı’nda (Köln, Almanya) ve New York’ta gösterildi.
2017’de Arkadaşım Bozardıç adlı kitabı yayımlandı. 2023 sonunda ise Eczacıbaşı Fotoğrafçılar Dizisi’nin 14. kitabı olarak retrospektif seçkisi basıldı. Sanatçı, kitabın baskı sürecinde, 2023 yılının Ekim ayında hayatını kaybetti.